Hz. Osman r.a. diyor ki:
“En akıllı kişi, nefsine sahip olup kendini hesaba çeken, ölümden sonrası için amel eden ve kabir karanlığını dağıtmak için Allah Tealâ’nın ihsan buyurduğu nurlardan bir nur edinendir.”
Şeytanın Hileleri
Evliyaullah’tan Fudayl b. İyaz k.s. söyle der:
İblis ademoğluna şu dört şeyi yaptırmayı başardığı vakit şöyle der:
– Artık ondan başka bir şey yapmasını istemem, bunları yapması bana yeter.
1. Kendini beğenmesi
2. Amelini çok görmesi
3. İşlediği günahları unutması
4. Doyduktan sonra yemesi. En önemlisi de bu sonuncusudur. Çünkü bu, diğer üçünün temelidir.
İmam Şa‘rânî, Tenbîhü’l-Muğterrîn
Ümmetin En Hayırlısı
Hz. Ebu Hüreyre r.a. anlatıyor:
Bir gün Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdular:
– Bana Cebrail a.s. geldi ve elimden tutarak bana ümmetimin gireceği cennet kapısını gösterdi.
Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir r.a.:
– Ey Allah’ın Rasulü, ben de o esnada seninle beraber olup o kapıya bakmayı ne çok isterdim, dedi.Allah Rasulü s.a.v.:
– Ey Ebu Bekir, şunu iyi bil ki ümmetimden cennete ilk girecek kimse şüphesiz sensin, buyurdu.
Ebu Davud, Sünnet, 8.
İki Korku
Muhammed b. Vasi rh.a. devamlı yün elbise giyerdi. Bir gün Horasan’ın fatihi Kuteybe b. Müslim’in yanına girdi. Kuteybe ona:
– Sana yün elbise giydiren sebep nedir, diye sordu. Muhammed b. Vasi hazretleri sustu. Kuteybe tekrar,
– Seninle konuşuyorum neden cevap vermiyorsun? diye ısrar edince şu cevabı verdi:
– Sana “bu elbiseyi zühd için giyiyorum” demek hoşuma gitmiyor. Çünkü bu takdirde nefsimi övmüş olurum. “Fakirlikten dolayı giyiyorum” demek de istemiyorum. Çünkü bu defa Rabbimi şikayet etmiş olmaktan korkuyorum,
İmam Şa‘rânî, Tabakâtü’l-Kübrâ
İnsanlardan Bir Şey İsteme!
İbn Ebî Müleyke rh.a. anlatıyor:
Ebu Bekir Sıddîk r.a.’ın bindiği devenin yuları elinden düştüğünde kendisi deveden iner ve alırdı. Yine bir gün böyle yaptığında etrafındakiler kendisine;
– Bize deseydin sana onu verirdik, dediler. Ebu Bekir r.a. onlara şu cevabı verdi,
– Allah Rasulü bana insanlardan kendim için bir şey istemememi buyurdu.
Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/11.
Dille ve Kalple Zikir
Tasavvuf yolunun önderlerinden Hâris Muhasibî k.s. şöyle der:
“Zikir hususunda insanlar iki kısımdır.
Birincisi, kalpleri gafil olduğu halde dilleriyle Allah Tealâ’yı zikredenler. Bu kimseler, asıl zavallı olanlardır ve yaptıkları zikrin lezzetine asla ulaşamazlar.
İkincisi, kalpleriyle ve dilleriyle Allah’ı zikredenlerdir. İşte böyle kimseler de İblis’in hile ve tuzaklarını boşa çıkaranlardır.”
İmam Hâris Muhasibî, Şerhu’l-Ma‘rife
Çalışıp Kazanmak
Lokman Hekim oğluna şöyle nasihat ediyor: “Ey oğul! Helal kazanç ile yoksulluktan korun. Yoksul düşen kimse üç musibetle karşılaşır: Birincisi, din zayıflığıdır. Çünkü fakirlik insanı kötülüğe sürükler. İkincisi, akıl zayıflığıdır. Çünkü ihtiyaç düşüncesi insanı şaşırtır. Üçüncüsü, mürüvveti ve insanlığı kaybolur.
Ey oğul! Çalış kazan! Çalışmayıp herkese muhtaç kalanların dini ve aklı noksan olur, iyilik etmekten mahrum kalır ve herkesten hakaret görür.”
Hikmet Pınarı
“Kim Allah rızası için farzları yerine getirir, niyetini sağlamlaştırır ve ıslah ederse, işte içinizden o kimse kurtulur ve muradına erer.”
Hz. Ömer r.a.
“Kazanç iki çeşittir: Mal ve evlat dünya kazancı, salih amel ise ahiret kazancıdır. Allah Tealâ bazı kullarına bu ikisini birlikte verir.”
Hz. Ali k.v.
“Bir saat tefekkür etmek, kırk gece nafile ibadetten daha hayırlıdır.”
Ebu’d-Derdâ r.a.


Sosyal medya:
Alıntı ile Cevapla Alıntı ile Cevapla