Yine karardı odam satırlar dökülmeye başladı anlamsızca anlamı olduğunu sandığım cümleler döküldü umarsızca mehtaba dökülen meyve gibi ne anlatayım ne göreyim bilemedim hiç bir zaman ne sende kaldım ne kalem ne kağıttı korktum o karanlıktan her akşam olduğunda içim ürpermeye başladı yalan sahte hayatların bittiğini gördüm bildim ki belki o hayata bende ayak uydurmuşumdur bilemiyorum belki hayat bizi içine almıştır.

Ne ki hayat bizi alsa içine yada hayatı biz alsak içimize sonuç ne onu bulabiliyormuyuz ne öznesi kaldı şiirin ne yüklemi ne hecesi bu gece döküldü gözdeki damlalar akan yağmurda sellerle kavuştu bilemiyorum anlatamıyorum çözemiyorum hiç bir şeyi sen olmadığın sürece belki senin olmayışını kabullenemedim belki senle senin hayallerinle yaşamayı istedim bilmiyorum aslı ne yaptığımı çözemiyorum içimdeki ateş mi hüzün mü yağmur mu yoksa acı mı diye bilemiyorum sen anlatabilirmisin belki anlatmaya benim mecalim yetmiyor bakarmısın gözlerime belki azcık kalbin görebilirsa gözlerimdeki olan şeyi sen anlat bana söylermisin nedir benim hastalığım...

Umarsızca her gece korkum neden anlatamıyorum hicran dökül yüreğime bilemiyorum hayal edemiyorum korkuyorum hayal ettiklerim yok olacak gibi umud mu onlar kalmadı ki artık hayallerim her yağmurda akan seller gibi güneşle kaybolup gitti ben anlatamıyorum çözemiyorum bilemiyorum belki sen anlatırsın belki sen bana dersin güneş mi faydalı yoksa ay mı faydalı bu yüreğe ben nefes alamıyorum hiç zaman sadece kalem kağıda dost olduğumdan bu yanlı sen anlatırmısın gülmek nasıl bir şey ben bilmiyorum yada unuttum haaa gülüyorum neden mi şimdi diyeceksin gülmek nasıl bir şeydi ben sadece yüzümün gülmesini dememiştim ki sana yüreğimdeki o gülmeyi söylemiştim diyorum hala susuyorsun ne kadar zaman geçsede susacakmısın her defasında söylesene güzelim ben ne yapayım nereden ne alayım bilemiyorum artık gözlerim kör oldu hayatım karardı desemde bu inan zorlandığım her sabah gözümü açtığımda yine olmuyacağını bildiğim için yine dökülüyor yağmur selleri gibi göz yaşlarım sonra kuruyup gidiyor değil mi öyle diyeceksin aslında ama sen kuruduğunu sandığın o göz yaşları aslında hiç gitmiyor biliyormusun sadece yataktan kaltığımda sahte gülüşlü yüzümle dışarı çıktığımda görüyorsun her seferinde o kurumuş yüzümü


Yine geldi çattı yine geldi vefa vakti anlamsızdı yazdıklarım belki gülünecekti bilemiyorum ama şunlarla kapamak istiyorum dostum kağıt kalem tükendi ağlamaktan sende bitmeden son kelamım olsun sana

ve

Ben Aşk-ı Nefsi bilemedim
Vuslatı sevda ile sandım
Yüreğim ahuzar oldu sen diye
Ve
Yüreğim acıdı her yelde sen diye...

Ahocan saat 20:30 tarih 19.03.2016